Alternatif eğitim tarihinin felsefî temellerinden biri olarak J.J. Rousseau'nun "Emile"de karakterize ettiği ve "özgür insan"ı hedefleyen eğitim anlayışı gösterilebilir. Jean Jacques Rousseau (1712-1778), insan duygularının özgürleşmesi yolunda alternatif pedagojinin ilk adımlarını atarak eğitim taihine yön vermiştir. Rasyonalizme karşı bir duygu eğitimini, toplumcu anlayışa karşı bireyin yükselişini ve baskıcı eğitime karşı özgürlüğü savunur. Emile’de ilk defa yapay bir öğretiminin yanlışlıklarını göstererek, baskıdan kurtulmuş bir çocuğun kendiliğinden ve doğal gelişmesinin önemini vurgular. Alternatif eğitimin diğer bir temelini Leo Tolstoy (1828-1910)'da buluyoruz. Tolstoy “İasnaia Poliana” okulunda kendi başına, disiplinsiz ve cezası eğitimi kurmaya çalışmıştır. Tolstoy eğitime hem teorik eserleriyle, hem öğretmenlik çalışmalarıyla hem de yazdığı okul kitaplarıyla hizmet etmiştir. Halkı yaşadığı sefaletten kurtarmak için, köylülerin çocuklarına yönelik İ. Poliana köyünde bir okul kurdu. Açtığı okulda çocukları bütünüyle serbest bıraktı. Bireysel özgürlüğü yöntem olarak benimsedi ve eğitimde okulların değil, hayatın belirleyici olduğu sonucuna vardı. Bütün zorlayıcı yöntemleri kaldırdı ve öğrencilerin kendi yöntemlerini geliştirmelerine izin verdi. Okulu terk etmek ve okula kaydolmak tamamen serbestti. Sınavlar, ödüllendirme ve cezalandırma yoktu. Eğitimin başlıca görevi, çocuklara olabildiğince az şey öğretmek ve onların bütün insanların eşit ve kardeş olduğunu fark etmelerini sağlamaktı. | J.J. Rousseau 
Leo Tolstoy |