Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Desteklediklerimiz

Umut Çocukları Derneği

 

Genç Sen
Anasayfa arrow Sonuçlanan Etkinlikler arrow Eleştirel Pedagoji Söyleşisi
Eleştirel Pedagoji Söyleşisi PDF Yazdır E-posta

Eleştirel Pedagoji "Brezilya TOpraksız İşçi Hareketi ve Porto Allegro Yurttaşlık Okulu Örnekleri" Söyleşisi

Konuşmacılar:

Gazeteci-yazar Metin Yeğin

Araş.Gör. Soner ?imşek

Araş.Gör.Oktay Ay

Mekan: Bilgi Üniversitesi 11 Mart 2007 Saat 14.00

 

Bilgi Üniversitesi’nde düzenlenen “Eleştirel Pedagoji Söyleşisi”nde konuşan Metin Yeğin, tüketim toplumu yaratmaya yönelik eğitime karşı, kolektif ve işbirliğine dayalı eğitimi savundu.

Alternatif Eğitim Derneği (AED) ile Tüm Karşılaştırmalı Eğitim Derneği'nin (TÜKED) ortak etkinliği olan "Eleştirel Pedagoji Söyleşisi" Bilgi Üniversitesi'nde yapıldı. Önceki gün Dolapdere kampusunda gerçekleşen etkinlikte önce AED kurucularından Eylem Korkmaz derneğin kısa tanıtımını yaptı. Sonra sözü, sinemacı, gazeteci ve yazar Metin Yeğin aldı.
Yeğin sunumunun başında, bir kağıda yazdığı "Tamam, peki, ben, falan" kelimeleri dinleyicilere dağıtırken kelimelerin patentini aldığını, bundan sonra bu kelimeleri kullananların kendisine para ödemesi gerektiğini söyleyerek, tohum yasasının getirdiklerine ironik bir gönderme yaptı. Yeğin sunumunda, Brezilya Topraksız İşçi Hareketi'nin (MST) eğitim deneyimleri üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Kağıda karşı eğitim
MST'de eylem sürecinde sürecin başından itibaren dünyaca ünlü Brezilya'lı eleştirel eğitimci Paulo Freire ile hareket edildiğini belirten Yeğin, "MST'de isyan ederken eğitim alırsınız, eğitim alırken direnirsiniz" dedi. Egemenlerin eğitimi hegemonik iktidarlarını inşa etmek ve tüketim toplumu yaratmak için kullandıklarını ifade eden Yeğin, ancak eğitimin buna karşı koyacak dinamiklere de çıkış yolu sunabildiğini söyledi. MST'nin eğitim uygulamalarının Freire'den esinlendiğini belirten Yeğin, Freire'de eğitimle yaşamın bütünleştiğini, bu eğitimde her anın kolektif çalışmayla ve işbirliğiyle geçtiğini ifade etti. MST'nin işgal ettiği yerlerde yaptığı ilk şeyin okul kurmak olduğunu, burada eğitimin temel felsefesinin "Kağıda karşı eğitim" olduğunu belirten Yeğin, çocukların, yaşamın, eylemin ve üretimin içinde eğitim aldıklarını vurguladı.

Söyleşide Yeğin'den sonra sözü Boğaziçi Üniversitesi Araştırma Görevlisi Soner ?imşek'le aynı üniversitede öğrenci olan Oktay Ay aldı.

Bankacı ve problem tanımlayıcı eğitim
?imşek, TÜKED'in nasıl ve hangi amaçlarla kurulduğuna değindikten sonra, Freire'nin eleştirel eğitim yöntemindeki temel kavramlarına dair açıklamalarda bulundu. ?u anda var olan sistem gibi öğrencinin edilgen konumda olduğu ve ona sadece bilgiler yüklenen modelin Freire tarafından "Bankacı eğitim" modeli olarak tanımlandığını belirten ?imşek, Freire'nin bunun karşısına "Problem tanımlayıcı" eğitimi koyduğunu ifade etti. Bu modelde öğretmenlerin aynı zamanda öğrenci, öğrencilerin aynı zamanda öğretmen olduğunu vurgulayan ?imşek, burada öğrencilerin yaşanmış deneyimleri üzerinden yola çıkarak üretken temalar ortaya çıkardığını ve toplumsal alandaki iktidar ilişkilerini sorgulayan, eleştirel bir düşünme yöntemi geliştirdiklerini belirtti.

"İnsanlar kendi hikayelerini anlatmalı"
Söyleşideki bir diğer konuşmacı Oktay Ay ise, daha önce bir grupla beraber Diyarbakır'da, orada yaşayan insanların kendi hikayelerinden yola çıkarak nesne değil özne olduğu, sürecin doğrudan aktif bir bileşeni olduğu bir eleştirel pedagoji deneyimi için bir çaba içerisine girdiklerini, ancak kimi nedenlerle bu projenin hayat bulamadığını ifade etti.

Dinleyicilerin de yoğun bir şekilde katıldıkları etkinlik, soru-cevap ve tartışma bölümleriyle sona erdi.

KAYNAK: http://www.sol.org.tr/index.php?yazino=8884

 
< Önceki   Sonraki >