Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Desteklediklerimiz

Umut Çocukları Derneği

 

Genç Sen
Anasayfa arrow Eleştirel Eğitim Yazıları arrow Tarımda Katılımcı, Özgürleştirici Bir Eğitime Doğru - Prof. Dr. Tayfun Özkaya
Tarımda Katılımcı, Özgürleştirici Bir Eğitime Doğru - Prof. Dr. Tayfun Özkaya PDF Yazdır E-posta

Giriş
Ziraat Mühendislerin işsizlik sorunu şüphesiz bir çoğumuzun da söylediği gibi  eğitimin niteliğinin yetersizliği ile ilgilidir. Bununla birlikte İşsizlik sorunu, ülkemizdeki ekonominin 1980’lerden bu yana üretimden kaçan bir taşeron ekonomi haline gelmesi, bu arada tarım alanında da yatırımların daralması ile çok yakından ilgilidir. Eğitimde nitelik konusu ise eğitimin nasıl yapılandığı (hangi bölümlerde eğitim verilmesi gerektiğini vb.) ve eğitimin gerçekleştirilme tarzına bağlıdır. Bu bildiride çok önemli olmakla birlikte ekonomi ile eğitim ve işsizlik arasındaki ilişkileri incelemeyeceğiz. Aynı şekilde eğitimin yapılanması da önemli olmakla birlikte bu bildirinin konusu değildir. Bu bildiri bugün öğleden önce Ziraat Fakültesi öğrencisi Özlem Babacan’ın bildirisinde sözünü ettiği sorunla ilgilidir. Özlem Hanım “öğrenciler olarak derslerde çok sıkılıyoruz” demişti.

Dersler nasıl işleniyor? Sıkıntıya ve kalitesizliğe yol açan nedir? Bu sorun bu bildirinin temel konusudur. Eğitimin yapılanmasını mükemmel yapabiliriz. Ancak kapıyı kapattıktan sonra öğretim üyesi okuyarak veya anlatarak dersi işliyorsa nitelikli bir eğitim gerçekleştiremeyiz. Bu tür bir eğitim öğrenciler üzerine yönelik bir terördür. Hiç kimsenin öğrencileri sıkmaya hakkı yoktur. Bu nedenle öğretim üyeleri de kendilerini sorgulamalarıdırlar.

Eğitim Yaklaşımları
Eğitim yaklaşımları üç gruba ayrılabilir:
· Edilgin eğitim
· Etkileşimli (interaktif) eğitim
· Etkin öğrenme (aktif öğrenme)

Türkiye’de eğitim genellikle edilgin (pasif) tazda yapılmaktadır. Ülkemizde seçkin üniversitelerde bile çoğu sınıfta ders, öğretmenin dersi anlatması, öğrencinin dinlemesi şeklinde gerçekleştirilmektedir.  Sorular sorulması ve cevapların verilmesi tarzı, pasiflikten çıkarmaz, ancak kaliteyi biraz arttırır.
 Etkileşimli eğitimde öğretmen sınıfı ile edilgin eğitime göre daha iyi diyalog kurar. Dersi gene anlatır ancak sınıfa yönelttiği bazı sorularla cevapların bir kısmını öğrencilerine buldurur. Bu nedenle buna etkileşimli (interaktif) demekteyiz.
Etkin öğrenme bunlardan tamamen başkadır. Bu yaklaşımı öncelikle “eğitim” değil “öğrenme” diye adlandırıyoruz.  “Aktif öğrenme, öğrenenin öğrenme sürecinin sorumluluğunu taşıdığı, öğrenene öğrenme sürecinin çeşitli yönleri ile ilgili karar alma ve özdüzenleme yapma fırsatlarının verildiği ve karmaşık öğretimsel işlerle öğrenenin öğrenme sırasında zihinsel yeteneklerini kullanmaya zorlandığı bir öğrenme sürecidir.” 
Aktif öğrenme; öğrencilere konuşma, dinleme, okuma, yazma, düşünme olanakları sağlar. Aktif öğrenme constructivism  anlayışının eğitimdeki uzantısıdır. Aktif öğrenmede öğrenci öğretmenin yardımı ile (kolaylaştırıcılığı ile denilebilir) öğrenmektedir.

Tükçede veri, informasyon ve bilgi kavramları karışmaktadır. Veriler (data) işlenerek informasyon (veya enformasyon) (information) haline gelmektedir. Bilgi (knowledge) ise her insanın kendi beyninde oluşturduğu bir yapıdır ve aktarılamaz. Tükçede informasyon ile bilgi karıştırılmaktadır. Hiç kimse başka birine bilgi aktaramaz. Aktarılan (isterse bir teori de olabilir) informasyondur. Bizler bu informasyondan yararlanarak bu aldıklarımızı kendi beynimizde diğer bilgiler ile entegre ederek bilgi inşa ederiz. Bu yüzden de bazan beynimizde oluşan bize aktarılandan çok farklı olabilir. Aktif öğrenim bilgi üretiminde öğrencinin rolünü çok artırır. Yetişkin eğitiminin bir biçimi olan tarımsal yayımda da “teknoloji transferi” anlayışı yerini katılımcı yaklaşımlara bırakmıştır. 

Pasif eğitimin en önemli yöntemi olan “konferans” sözcüğü bilindiği gibi İngilizce “lecture”’dır. Hatta öğretim üyesi için “lecturer” sözcüğü bile kullanılır. Bu sözcük latince lectio veya lectere sözcüğünden gelmektedir. Anlamı ise bir kürsüden okumaktır. Gutenberg öncesi kitaplar ancak elle yazarak çoğaltılabildiğinden öğretmen elindeki bir kitabı çoğu zaman da okumakta ve öğrenciler de bunları yazmaktadırlar. Eğitim ise çoğu zaman din eğitimidir. Zaten tartışmaya açık değildir. Çağımızda öğretim üyelerinin hala derslerini bir kürsüden anlatarak yapmaları bir geri kalmışlıktır. Burada öğretmenin hiç konuşmaması hatta konferans yöntemini hiç kullanmaması gerektiğini söylemiyoruz. Aktif öğrenimde payı azalmış olsa da konferans diğer yöntemlerle beraber, kısaltılmış olarak kullanılabilir.

Edilgin eğitimin ne olduğunu daha iyi anlamak için bir deney yapabilirsiniz. Aşağıdaki cümleler size ne ifade ediyor, söz edilen nedir:

“Onu yükseltmek zor bir iş, bazan yerlere kadar eğilmek, bazan ayaklarınız üzerinde yükselmek gerekebiliyor. Yine de onu yükseltmek zevkli bir iş.”
?imdi kitabı bir dakikalığına kapatıp ne olabileceğini düşünün.

Doğru veya yanlış cevap yoktur. ?imdi dip notuna bakın  Gördüğünüz gibi konferans yöntemi ile işlenen bir dersde öğrenciler öğretmenin söylediğinden çok farklı şeyler çıkarabildiği size de şu anda çok açık.

Ders anlatma (konferans) yöntemi ile ilgili bazı bulgular
Yapılan araştırmalar konferans yöntemi ile işlenen derslerle ilgili aşağıdaki bilgilere ulaşmamızı sağlamıştır.
· Öğrenciler ders anlatımında zamanın %40’ında dinlememektedirler.
· Öğrenciler ilk 10 dakikada bilginin %70’ini, son 10 dakikada %20’sini almaktadırlar.
· Öğrencilerin ilk ilgi ve dikkatleri ders sürdükçe sürekli düşer.
· Bir araştırma sonucuna göre psikolojiye giriş dersini alan öğrenciler dört hafta sonra bu dersi hiç almayan kontrol grubundan sadece %8 daha fazla biliyorlardı.

Aktif Öğrenme Ne Değildir?
Aktif öğrenmenin ne olduğundan önce ne olmadığını incelemek yararlıdır.

Yetiştirme sürecinden geçmeden uygulama değildir.
Öğretmen aktif öğrenmeyi bu konuda bir eğitimden geçmeden uygularsa  başarı şansı çok küçüktür. Sadece birkaç makale okuyarak veya bir konferans dinleyerek bunu yapmaya deneyenlerin başarısız olduğunu gözlemlemiş bulunuyoruz. İyi niyet herşeyi çözmüyor.

Etken öğrenme gelenekseli ortadan kaldırmaz
Yukarıda da belirtildiği gibi aktif öğrenimi uyguluyorsanız örneğin konferans yöntemini tümden kaldırmanız gerekmez. Ancak uygun zamanlarda örneğin on dakikalık bir sunuş arkasından konuyu tartışmaya açmak veya aktif öğrenim grupları öğretmenden bir konuda aydınlatılmak istediklerinde gene kısa bir sunuş yapmak salık verilebilir.

“Öğrenci güdüsüz ise etkin  öğrenme uygulanmaz” görüşü yanlıştır.
Aktif öğrenimin kendisi öğrenciyi güdüler. Aktif öğrenim sınıfları dışardan bakıldığında (bütün gruplarda konuşma olduğu için) fazla gürültülü görülebilir. Öğrencilerin bu sınıflarda dersden zevk aldıkları için süre bittiği halde dersi sürdürmek istedikleri izlenmiştir.

Öğrenciye anlattırma aktif öğrenim değildir.
Bu yöntem gene edilgin eğitimdir. Öğretmenin yerini öğrenci almıştır. Ancak diğer dinleyenler açısından durum değişmemiştir. Bu yöntem çoğu zaman daha da kötü sonuç verir. Çünkü gerek bilgi gerekse sunuş teknikleri açısından öğrenci daha geri durumdadır.  

Etkin  öğrenme fazla zaman almaz
Geleneksel sınıflarda öğretmen çok konu işleyebilir. Ancak bu durum bilgilerin  öğrenildiği anlamına gelmez. Aktif öğrenimde aynı bilgi daha kısa zamanda öğrenilmektedir.

“Etken katılım= etkin öğrenme” değildir.
Bir ders  işlemede soru ve yanıt yönteminin kullanılması aktif öğrenimin uygulandığı anlamına gelmez. Bunlar aktif öğrenim için gereklidir, ancak yeterli değildir. 

“Teknoloji kullanımı=etkin öğrenme“ değildir
Teknolojik araçlar (örneğin bilgisayar) aktif öğrenmeye yardımcı olabilir ancak yerini almaz. Aktif öğrenim için bu araçları koşul olarak görmek de yanlıştır.

Ders kitabı seçimini serbest bırakma
Öğrenciler herbiri başka kitapları okuyabilir. Ancak konferans yöntemi ile dersler işleniyorsa durum değişmiyor demektir.

Kitap defter açık sınav
Öğrenciler uygun öğrenme stratejilerine sahip olmadıkça ve sınav sorularının düzeyi üst düzey düşünme süreçlerini kullanmayı gerektirecek biçimde yükseltilmedikçe bu yaklaşım hiç bir yarar sağlamayacak, kopyalamayı teşvik edecektir.

Yazılı yoklamaları anahtarsız değerlendirme
Bu ise ölçme –değerlendirme ilkelerini hatta o alanı yok saymak demektir.

Etkin öğrenme kalabalık sınıflarda uygulanmaz görüşü yanlıştır
Küçük sınıflarda örneğin 20-25 kişi ile şüphesiz kalite daha çok artar. Ancak aynı sınıf büyüklüğünde aktif öğrenim daha çok başarılı olur.  200 kişiye kadar aktif öğrenim uygulanabilir. Örneğin büyük anfilerde öğrenciler birbirlerine  dönerek dörder kişilik gruplar oluşturabilirler.  

Etkin  öğrenme öğretmenin önemini azaltmaz
Aktif öğrenmede öğretmenin oldukça fazla işi vardır. Grup çalışmalarında bütün grupları dolaşacak, soruları cevaplayacak, gerektiğinde bütün sınıfa kısa açıklamalarda bulunacak veya öğrencinin öğrenme inisyatifini sakatlamadan sunumlar yapacaktır.

Aktif Öğrenmenin Düşünsel Temelleri
Eğitim konusunda ilerleyebilmek için bu sözcükten ne anladığımızı belirlemeliyiz. Eğitim iki şekilde tanımlanabilir.  İlk kavram eğitimi “şekil vermek” olarak kabul eder. (Latince kökü:Educare) Bu anlamında, eğitim; sosyal veya diğer hedefler olarak öğrencinin dışında belirlenir. İkinci kavramda eğitim öğrencinin doğası bağlamında belirlenir. Bu da “yolgöstermektir”. (Latince kök: Educere)

Brezilya’lı eğitimci Paulo Freire eğitim modellerini ikiye ayırmaktadır:
a) Oteriter eğitim modeli ( Freire buna bankacı eğitim modeli demektedir)
b)Özgürleştirici, diyalogcu eğitim modeli
 Oteriter veya bankacı eğitim modeli ezberci eğitimi de  kapsayan, bilgiyi bir yatırım olarak gören anlayış için kullanılmaktadır. Öğrenim görenler birer banka veznedarı gibi çeşitli konularda (hesaplara) bilgi mevduatı kabul ederler. Gerekli olduğu zaman da çıkarıp kullanırlar. Bu anlayış bilgiyi, ona sahip olanların verebileceği bir şey olarak görür. Öğretmen öğrenciyi doldurulması gereken “bidonlar” veya  “kaplar” halinde görmektedir. Öğretmen kapları ne kadar çok doldurursa, o kadar iyi bir öğretmendir. Kaplar ne kadar pısırıksa, doldurulmalarına izin veriyorlarsa, o kadar iyi öğrencidir. Öğrenciler “yatırım nesneleri” öğretmen ise “yatırımcıdır” Öğretmen iletişim kurmak yerine tahviller çıkarır ve öğrencilerin sabırla aldığı, ezberlediği ve tekrarladığı yatırımlar yapar. Bu bankacı eğitim modelidir. Gerçi öğrenciler bilgilerin kolleksiyoncusu veya arşivcileri haline gelme, onları raflara dizme fırsatına sahiptirler. Fakat son tahlilde bu (en iyi deyimle) yanlış yoldaki sistemde; yaratıcılık, dönüşüm ve bilgi yoksunluğu yüzünden rafa kaldırılan bizzat insanlardır. Çünkü kendileri araştırmadan, praksis olmaksızın insanlar hakikaten insani olamazlar.
 Öte yandan özgürlükçü bir eğitim çalışmasının varlık nedeni uzlaşım güdüsündedir. Eğitim çalışması öğretmen-öğrenci çelişkisini çözümlemekle işe başlamalıdır. Çelişkinin kutupları öyle uzlaştırılmalıdır ki, her iki taraf da  aynı anda öğrenciler ve öğretmenler olmalıdır.   Diyalogcu eğitim yönteminde öğrencilerin öğretmeni ve öğretmenin öğrencileri ortadan kalkar ve yeni bir form doğar: Öğrenci-öğretmen ve öğretmen-öğrenciler. Öğretmen artık sadece öğreten değil, öğrencilerle diyaloğu içinde kendisine de öğretilen biridir; öğrenciler ise kendilerine öğretilirken, kendileri de öğreten kişilerdir. 

Aktif öğrenim köklerini Freire’nin özgürleştirici eğitim modelinde bulmak durumundadır. ?ili’de tarımsal yayım alanında da çalışmaları olan Freire’in eğitim yaklaşımları bütün dünya’da büyük saygı görmektedir. Ancak ülkemizde eğitimcilerce aynı ilgiyi gördüğü söylenemez. Bazıları onu ve yaklaşımlarını yok saymaktadırlar. 

 

Aşağıdaki çizelgede bu iki eğitim modeli karşılaştırmalı olarak incelenmiştir.

E?İTİM MODELLERİ
(1) BANKACI E?İTİM

(2) ÖZGÜRLE?TİRİCİ, KATILIMCI E?İTİM
-Öğretmen dominanttır-Öğrenci: kendisine verilen gerçeği kabul eder, uyarlar 

-Öğretmen-öğrenci etkileşim halindedir.-Öğretmen ve öğrenci gerçeği üzerinde çalışılacak ve çözümlenecek bir problem olarak dönüştürür

Yöntemler
(1) Bilgi ve sloganların tranferi-Öğretmen: öğretir, herşeyi bilir, konuşur, disipline eder, eylem yapar, öğrenme sürecinin öznesidir.-Öğrenciler: Öğretilir, hiç bir şey bilmez, mahçup dinler, öğretmenin eylemi ile eylem yaptığı yanılsamasındadır, disipline edilirler, nesnedirler. 

(2) Düşünme ve eylem birlikteÖğretmen-öğrenci:-Bilgi değiş tokuşu yapar-Araştırır-Karşılıklı eğitir-Yaratıcı öznelerdir

Özneler
(1) Yabancılaşma yaratırİnsan nesneleşir, köklü şekilde gerçeğe ve kaderinine hakim olamayacağına  bu konudaki yetersizliğine ikna edilir (kadercilik) Özgürleşme (eleştirel düşünme) getirir.

(2) İnsan tarihinin öznesi olur, karşılıklı olarak kendi kendilerini özgürleştirme ve yeni bir gerçek yaratabilme yeteneği olduğu bilincindedir.

 

Aktif Öğrenim Yöntemleri
Birçok aktif öğrenim yöntemi bulunmaktadır. Bunlar hakkında K. Ü. Açıkgöz’ün eserinde bilgi bulunabilir. Ayrıca bu yöntemlerin bazılarının tarım eğitimindeki uygulamaları hakkında Tarım Ekonomisi Derneğinin web sayfasındaki (www.agr.ege.edu.tr/~teder) “Aktif Öğrenim Notları” adlı dökümandan yararlanılabilir. Aşağıda bu yöntemlerden birinin uygulanması anlatılacaktır.
     
Bir yöntem örneği; birlikte öğrenme
Amaç: Tarımsal yayım dersinde iletişim kuramını öğrenmek
Aşamalar:
1. Sınıfın gruplara bölünmesi, okunacak materyalin dağıtımı, grupda çok kısa bir konuşma (5 dakika)
Burada ders kitabı veya konu ile ilgili bir yazı kullanılabilir. Sınıfta 30 öğrenci varsa ve her grubun beş kişiden oluşmasını düşündüysek:
Öğrenci sayısı (30)/ grup büyüklüğü (5) = Sayılacak rakam (6) bulunur. Öğrencileri birden altıya kadar dönerek sayarız. Birlerin, ikilerin …gruplarda toplanmalarını isteriz. Altı grup kurulmuş olur. Böylelikle değişik öğrencilerin gruplara dağılmalarını sağlamış oluruz.
2. Her gruba metin dağıtılır (veya kitapdan ilgili sayfalar kullanılır). Her öğrenci bireysel olarak okur. ( yaklaşık 20 dakika)
3. Her öğrenci bir sayfalık bir kağıda ismini yazarak şu soruyu cevaplar:
“İletişim kuramı bağlamında, tarımsal dergiler mesajlarını daha iyi iletebilmek için nelere dikkat etmeliler? Neler yapmalılar? Neler yapmamalılar? (10 dakika)
4. Grup ödevi: bir kağıda grup üyelerinin isimleri ile birlikte aynı soruya yanıt verilen bir yazı. (15 dakika) Bu kağıtların büyük boy afiş kağıtları olması, afiş kalemleri kullanılması tercih edilmelidir.
5. Grup görüşü olan afişlerin sınıfın değişik duvarlarında sergilenmesi, öğrencilerin bunları dolaşarak incelemesi ve tartışması.  (15 dakika) Her afiş önünde dönerli olarak bir sözcü bırakılabilir.
6. Toplu tartışma, grup sözcülerinin kısa sunuşları, öğretim üyesinin açıklamaları (15 dakika)

Aktif Öğrenimin Yanlış veya Kötüye Kullanımı
Dünyada her iyi şeyin başına gelen aktif öğrenimin de başına gelebilir. Bu da yanlış veya kötüye kullanımdır. Bunlardan biri öğretmenin grupları oluşturduktan sonra kendi işleri ile uğraşması, hatta sınıfdan çıkarak odasına gitmesi, başka işlerle uğraşmasıdır. Öğretmen asla sınıfı terketmemeli, öğrenciler arasında dolaşarak diyalog kurmalı, ek açıklamalar yapmalı, yavaş öğrenenlere yardım etmelidir. Aksi takdirde başarı konferans yönteminden bile kötü olabilir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
< Önceki   Sonraki >