|
GİRİ? Eğitim alanındaki sorgulamalar tarih boyunca hep yaşanmıştır. Tarih süresince çeşitli dönemlerde okulların varlığı da sürekli sorgulanmıştır. Okulların, bireysel ve toplumsal gereksinimleri daha az karşıladığı yönünde düşünceler hep olmuştur. Çocukların okulda gereğinden fazla çalıştırılması, ezberciliğe itiliyor olması, muhakeme yeteneklerini yitirmelerine neden olacak şekilde programlanmaları ve kendi tercihleri doğrultusunda karar vermelerinin engellendiği yolundaki kaygılar, başta eğitimci ebeveynler olmak üzere çocuklarının eğitimi konusuna duyarlı tüm anne babaları konu üzerinde daha ciddi düşünmeye itmektedir. Eğitim alanında her geçen gün artan sorunlar aileleri ve eğitim yetkililerini, farklı gereksinimleri karşılayabilmek adına alternatif okul arayışlarına yöneltmiştir. Bu kapsamda ailelerin yöneldiği arayışlardan birisi de ev okullarıdır. Bu çalışmada, ev okulu uygulaması hakkında bilgi verilmeye çalışılmış, bu uygulamanın fayda ve mahsurları belirtilmiş, uygulama ile ilgili yanlış bilgiler açıklığa kavuşturulmuş ve uygulamanın yasal boyutu anlatılmaya çalışılmıştır. Ev Okulu Uygulaması Ev okulu uygulaması bugün en hızlı yayılan alternatif okul modelidir. Ev okulu uygulamasında çocuklar sistemli bir şekilde evde eğitim görürler, okula gitmezler. Çocukların birincil öğretmenleri ebeveynleridir ve çocukların her türlü sorumluluğu ebeveynlere aittir. Çocukların neyi ne kadar öğreneceğine onlar karar verirler. Ama bunun için en önemli konu, eğitimin önemini kavramış ve donanımlı anne babalardır. Bu uygulamanın başlangıç noktası Amerika Birleşik Devletleri’dir. Öncelikle ülke dışında görev yapan devlet görevlileri, askerler ve misyonerlerin çocuklarına uyguladığı bir uygulamaydı. Ayrıca okula devam etmeye sağlığı uygun olmayan çocuklar da bu uygulamayla eğitilenler arasındaydı. Alaska gibi uzak bölgelerde oturan aileler de bu uygulamayı tercih ettiler. Amerika’da okul sayısının kısıtlı olduğu dönemler ve bölgelerde uygulamaya geçen ailelerde artış oldu. Bazı geleneksel gruplar (Amish, Mormon, vb.) çocuklarını okula göndermeyi tercih etmeyen gruplardı. Dini inançlarından dolayı okulu tercih etmeyen aileler de çoğunluktaydı. Bu tür aileler çocuklarını kendi inançları ve yaşantılarına uygun yetiştirmeyi daha doğru buluyorlardı (Lines, 1991,akt.Aydın, 2002). 1970 ve 1980’lerde ev okulu uygulaması Rönesans çağını yaşadı ve aileler zorunlu okul eğitimini sorgulamaya başladılar ve gerek devlet okulları gerekse özel okullarla ilgili kaygılar sesli olarak dile getirilmeye başlandı. Çocukları için daha iyiyi arayan aileler sonunda ev okulu uygulamasına yönelmeye başladı ve dilden dile dolaşan tartışmalar neticesinde uygulama hızla yayılmaya başladı. Zaten eski dönemlerde geleneksel anlamda var olan uygulama bu dönemden itibaren modern bir şekle bürünerek sistemli olarak uygulanmaya başlandı. Ev okulu uygulaması ilk önceleri büyük tepkiler aldı. Hatta çocuklarını okullardan alıp evde eğitim veren aileler tutuklandılar ve aleyhlerinde davalar açıldı. Aileler kendi çevrelerinden ve akrabalarından bile büyük tepkiler aldılar ve çocuklarının hayatları ve gelecekleriyle oynamakla suçlandılar. Fakat bu aileler oldukça iddialı çıktılar ve davalarından vazgeçmediler. (http://www.youcanhomeschool.org/starthere/default.asp?bhcp=1). 2002-2003 yılı itibariyle ABD’de evde eğitim gören çocukların sayısı yaklaşık 1,700,000 ile 2,100,000 arasındadır. Bunların yaklaşık 250,000 ile 340,000’i lise düzeyindeki çocuklardır. Uygulama diğer ülkelerde de hızla artmaktadır. Bu ülkelerin en başında da Avustralya, Kanada, Almanya, Fransa, Meksika, Güney Afrika, İngiltere ve Japonya gelmektedir (http://www.hslda.org/research/faq.asp#1). Nasıl uygulanır? Eğitim doğrudan ebeveynler tarafından ya da özel öğretmenler tarafından verilebilir. Bazı durumlarda ev okulu uygulayan ailelerin oluşturduğu gruplar topluca bir özel öğretmenden faydalanabilirler. Ebeveynler de kendi uzmanlık ya da eğitim alanları ile ilgili konularda çocuklara ders verebilir. Çocuklar bazı dersleri özel okullardan da alabilirler, bunun için okula kayıt yaptırmalarına gerek yoktur. Her dersi ebeveynler evde vermek zorunda ya da her şeyi onlar öğretmek zorunda değildir. Bu, ev okulu uygulaması konusundaki yanlış anlamalardan birisidir. Sorumluluk duygusu yüksek olan ebeveynler daha sistemli bir yol izlerler. Burada önemli olan, çocuklara öğrenecekleri konuların temelini sistemli ve mantıklı bir şekilde vermek dolayısıyla da gelecek öğrenmelere uygun zemin hazırlamaktır. Sistemli bir şekilde demek, ebeveynlerin çocuğun her hareketini belirlemesi ya da her şeyin dakika dakika ders planı şeklinde hazırlanması demek değildir; çocukların öğrenmesi gerekenlerin planlı ve eğitsel metotlara dayalı olarak hazırlanması, hedeflerin ve hedef davranışların doğru bir şekilde belirlenmesi demektir. Plan esnek olmalıdır ve sadece hedeflere ulaşmaya yardımcı olacak bir rehber niteliğinde olmalıdır. Beklenmedik durumlara karşı değişiklik yapılmaya müsait olmalıdır (http://www.hometaught.com/homeschooling/what_is_homeschooling. aspx). Ev okulu uygulamasında kullanılacak materyallerin seçimi tamamen aileye aittir. Yazılım programları, ders kitapları, her türlü yardımcı kitap, eğitsel oyunlar, geziler, konserler, hatta sinema, vb. ders malzemesi olabilir. Ev Okulu Uygulamasının Yasal Durumu Amerika Birleşik Devletleri’ndeki tüm eyaletler ev okulu uygulamasını kabul etmektedirler. Fakat eyaletlerde farklı uygulamalar mevcuttur. Bazı eyaletler ailelerden uygulamaya başladıklarına dair hiçbir belge ya da izin istememektedir. Bazı eyaletler sadece bilgi bazında haber vermelerini istemektedir. Bazı eyaletler ailelerden öncelikle bilgi daha sonraki safhalarda da çocukların sınav sonuçlarını, gelişimlerine dair raporları istemektedir. Bazı eyaletler ise oldukça katıdır ve tüm bu belgelerin yanı sıra ebeveynlerden eğitim sertifikası veya yeterlilik belgesi istemekte ve belli dönemlerde de evlere yetkilileri gönderip bir tür denetleme yapmaktadır (http://www.hslda.org/ laws/default.asp). Eyaletlerden bazıları maddi destek sağlamakta, bazıları ise sağlamamaktadır. Yasalar bu uygulamayı onaylamakta ancak Yerel Eğitim Otoritesi’nin (The Local Education Authority – LEA) çocuğun kapsamlı ve doğru bir müfredat dahilinde eğitim gördüğüne ikna olması gerekmektedir. LEA mali destekte bulunmaz, bu yüzden her türlü masraf aileye aittir. Aileler, zorunlu eğitim çağındaki çocuklarına, yaşlarına ve kabiliyetlerine uygun eğitim vermek zorundadır (http://www.homeschooltoday.com). Ev Okulu Uygulamasının Fayda ve Mahsurları Ev okulu uygulamasının en avantajlı yönlerinden birisi, çocukların kendilerine özgü özel durumlarının azami düzeyde dikkate alınabilmesidir. Her çocuğun öğrenme hızı ve stili farklıdır. Ebeveynler çocuklarının farklı durumlarını dikkate alarak onlar için en uygun metodu kullanma ya da kullandırma özgürlüğüne sahiptir. Bu uygulama çocuklarda sorumluluk duygusunun gelişmesine de yardımcı olur. Sorumluluk duygusu geliştikçe çocuklar daha çok kendi kendilerine çalışabilecekleri yöntemlere yönlendirilirler. Çocuklar istedikleri her alanda eğitim görebilme özgürlüğüne sahiptir, sadece okul müfredatına bağlı kalmak zorunda değildir. Mevcut imkanlar azami derecede kullanılarak çocuklara çok çeşitli alanlarda eğitim olanağı sunulabilir (http://www. athomeinamerica.com/node.php?id=11). Ailelerin ifadelerine göre bu uygulamayı seçmelerindeki en önemli etken ve dolayısıyla da fayda, okullardaki şiddet olayları, uyuşturucu, olumsuz akran baskısıdır. Diğer bir faydası birebir öğretimdir. Kişiye özgü müfredat hazırlanması, gelişimi hızlandırır ve bireyler arası farklılıklar ortadan kalkar. Çocukların tutumları ve yetenekleri ön plana çıkar. Kaynak konusunda da sıkıntı yoktur. Özellikle internette zengin materyal seçeneği mevcuttur. Piyasada da bu uygulamaya yönelik hazırlanan bir çok kitap vardır. Yapılan birçok araştırmada, evde eğitim gören öğrencilerin başarı durumları herhangi bir okula devam eden öğrencilerin başarısı ile karşılaştırılmıştır. Sonuçlara göre, başarılarının sanıldığı gibi daha düşük değil hatta yüksek olduğu durumların bile olduğu ortaya çıkmıştır. Eğer çocuk yeterli eğitimi aldıysa sınavlara girebilir ve yüksek öğrenim de görebilir. 1995 yılında Ohio Eğitim Bölümü’nün yaptığı bir araştırmaya göre, dört yıllık üniversiteye giriş oranları %33, iki yıllık yüksekokula giriş oranları da %17’dir (http://www.findarticles.com/p/articles/mi_qa3673/is_200110/ai_n8989311/pg2). Bu uygulama konusundaki tartışmaların en büyüğü, çocukların sosyalleşme olasılıklarının az olduğu yönündedir. Bu alanda yapılan çalışmalardan bazıları evde eğitim gören çocukların diğerlerine oranla daha utangaç, içe dönük, insan ilişkileri zayıf bireyler olduğunu ortaya koyarken, bazıları da ciddi bir sorun teşkil etmediğini ortaya koymuştur. Dolayısıyla bu alanda daha sağlıklı verilere ihtiyaç vardır. Diğer bir dezavantaj, bu uygulamanın pahalıya mal olmasıdır. İlk etapta çocuk okula gitmeyeceği için daha ucuza mal olacağı düşünülebilir, ancak bu uygulama seçildiğinde ebeveynlerden birinin çalışmayıp sürekli çocukla evde kalması gerektiğinden gelir azalacaktır. Ev okulu uygulaması çocuğun aşırı koruyucu bir şekilde yetiştirilmesine neden olabilir. Dış dünyada yaşanan olaylardan habersiz, hakkını savunamayan bireyler olabilirler. Ancak bu da elbette ki ebeveynlerin tutumlarıyla son derece ilişkilidir. Eğer tedbir alınırsa, bu konu problem olmaktan çıkacaktır. Ebeveynlerin zamanı etkili kullanma konusunda dikkatli olmaları gerekir. Ayrıca ebeveynler için oldukça tüketici bir uygulamadır. Her şeyi bırakıp tüm zamanlarını çocuklarına ayırmaları gerekir ki bu da çok fazla fedakarlık ister. Sonuç Alternatif okul modellerinin hepsinde olduğu gibi bu uygulamanın da olumlu ve olumsuz yanları mevcuttur. Aileler, kendilerine en uygun modeli seçip uyguladıklarında her birinden fayda görebilirler. Bir çocuk için iyi olan diğeri için uygun olmayabilir. O halde en önemli konu uygun okul modelini seçmektir. Ev okulu uygulamasında okulsuz bir eğitim varmış gibi görünse de aslında bu çok da doğru değildir. Ev okulu uygulamasında kısmen okuldan da yararlanılabilir, ya da hiç yararlanılmaz; bu tamamen ailenin programına bağlıdır. O zaman ev okulu uygulaması için “okulsuz” tabirinin kullanılması uygun olmayacaktır ki bu da toplum içindeki yanlış anlamalardan birisidir. Ülkemizde uygulama alanı olmayan bu model, esasen zor bir uygulama olup maddi ve manevi külfeti de oldukça ağırdır. Uygulamayı seçmeden önce ailelerin çok iyi düşünüp, her şeyi planlamış olmaları gerekmektedir. Ülkemizdeki mevcut sınav sistemi göz önüne alındığında, bu uygulama daha başarılı olabilir. Zira, öğrencileri sınavlara okullar değil dershaneler ve özel öğretmenler hazırlamaktadır. O halde ev okulu uygulamasını seçen bir ailenin çocuğu sınavlarda daha başarılı olabilir diye bir yorum da yapılabilir. Kaynaklar Aydın, İnayet (2002). Alternatif Okullar. Ankara: Pegem A Yayınları. http://www.homeschooltoday.com http://www.youcanhomeschool.org/starthere/default.asp?bhcp=1 http://www.hslda.org/research/faq.asp#1 http://www.hometaught.com/homeschooling/what_is_homeschooling.aspx http://www.hslda.org/laws/default.asp http://www. athomeinamerica.com/node.php?id=11 http://www.findarticles.com/p/articles/mi_qa3673/is_200110/ai_n8989311/pg2 *** Referans: Ankara Üniversitesi, EBE, Eğitim Yönetimi, Teftişi, Ekonomisi ve Planlaması, Tezsiz Yüksek Lisans Programı, 2005.
|