Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Desteklediklerimiz

Umut Çocukları Derneği

 

Genç Sen
Anasayfa arrow AE Uygulamaları arrow Okulsuz Toplum arrow "Radikal ve ?aşırtıcı Bir Düşünürün Ardından: Ivan Illich" - Ümit ?ahin
"Radikal ve ?aşırtıcı Bir Düşünürün Ardından: Ivan Illich" - Ümit ?ahin PDF Yazdır E-posta

Yaşamı:
Yeşil düşüncenin en önemli esin kaynaklarından radikal düşünür Ivan Illich 1926 yılında Viyana'da doğdu. Babası Ivan Peter inşaat mühendisiydi – bu da Ivan Illich ve ikiz kardeşinin rahat yaşamaları, iyi okullarda okumaları ve bütün Avrupa’yı dolaşmaları anlamına geliyordu. Illich 1936’dan 1941’e dek Viyana’da Piaristenggymnasium’da okudu ama Nazilerin 1941’deki işgalinden sonra babası Katolik olmakla birlikte annesinin soyağacında Yahudilik olması nedeniyle 1941’de Avusturya’dan sürüldüler. Orta öğrenimini Floransa’da tamamladı ve önce Floransa Üniversitesi’ne, sonra da Roma Gregoryen Üniversitesi’ne devam ederek doğa bilimleri, tarih, felsefe ve teoloji okudu. Daha sonra papaz olmak üzere hazırlanmaya karar veren Illich 1951’de Salzburg Üniversitesi’nde 'tarihsel bilginin doğası üzerine bir araştırma' başlıklı teziyle tarih doktorasını tamamladı ve ardından New York,Washington Heights’de 1956'ya kadar papaz olarak çalıştı. Cemaati ağırlıklı olarak İrlandalı ve Porto Rikolulardan oluşuyordu. Bu arada İspanyolca ve başka dilleri iyi derecede konuşmaya başlamıştı. (Illich en az altı dili iyi derecede biliyordu.)

Kültürlerarası Dökümantasyon Merkezi (CIDOC):
Ivan Illich daha sonra Porto Rico’daki Ponce Katolik Üniversitesi'nde rektör yardımcısı oldu. Ne var ki burada sadece 4 yıl çalışabildi ve Ponce piskoposunun Katoliklerin devlet tarafından desteklenen doğum kontrolünü savunan bir vali olan Luis Munoz Marin’e seçimlerde oy verilmesini yasaklamasına muhalefet ettiği için okuldan uzaklaştırıldı. Üniversiteden ayrılan Illich Amerikalı misyonerleri Latin Amerika’da çalışmak üzere eğitmek amacıyla Kültürlerarası Formasyon Merkezi’ni (başlangıçta Fordham Üniversitesi bünyesinde) kurdu. Hala kiliseye bağlı olmakla birlikte Papa 13. John’un 1960’da kuzey Amerikalı misyonerleri Latin Amerikan kiliselerini modernize etmeye çağırmasına şiddetle karşı çıkıyordu. Misyonerlerin yaptıkları işi sorgulamalarını, İspanyolca öğrenmelerini, kendi kültürel deneyimlerinin sınırlarının farkına varmalarını ve ‘kendilerini tevazu ve saygı çerçevesinde insanların kendilerini tanımalarına yardım eden yetişkin eğitimcileri olarak görmelerini’ istiyordu.
Illich aslından daha en başından Latin Amerika’da bir enstitü kurmak istiyordu ve sonunda binlerce kilometre yürüyerek ve otostop çekerek dolaştıktan sonra Meksika’da, Cuernavaca’da karar kıldı. İki dostunun parasal yardımlarıyla açtığı merkez adını Kültürlerarası Dökümantasyon Merkezi (Centro Intercultural de Documentación (CIDOC)) olarak değiştirdi ve Ivan Illich’in sözleriyle, ‘şaşırtıcı olanın arandığı, sahip oldukları yanıtları tamamlamaktan çok, sorularını yeniden tanımlamak için yardım almak isteyen insanların gittiği bedava bir kulüp’ olarak her yıl yüzlerce misyonerin katılımına olanak sağladı. Merkezin en baştan ortaya koyduğu eleştirel ve sorgulayıcı duruşu ve serbest çalışma tarzı Katolik hiyerarşinin üst basamaklarında kaygı doğuruyordu. Illich sözünü sakınacak biri değildi. Birinci amaçlarının papalık düzeni tarafından yaratılan zararı azaltmaya yardım etmek olduğunu açıkça söylüyordu.
Ivan Illich’e Vatikan tarafından CIDOC’u bırakması emredildi, ama o zaman içinde kilise gelirlerini almayı bırakarak ve görevlerinden istifa ederek bir süre daha dayandı ve sonunda 1969’da CIDOC’u değil papazlığı bıraktı.

CIDOC’tan sonra:
Bu arada okullaşmaya karşı eleştirilerini Okulsuz Toplum adıyla kitap haline getirmesi ve Celebration of Awareness’in yayımlanması ile Illich’in görüşleri çok daha geniş bir çevrede tanınmaya başlamıştı. CIDOC 1970’li yıllarda entelektüel düzeyde uluslararası saygınlığı olan bir odak oldu. Ancak Illich’in çalışmalarını eğitim dışındaki konulara kaydırmaya başlaması ve Latin Amerika’ya eskisi gibi misyonerlerin gitmemesi nedeniyle CIDOC’un etkinliği inişe geçti.
1980’lerden sonra Illich Meksika, ABD ve Almanya’da çalışmalarını sürdürdü. ABD’de Penn State Üniversitesi’nin Felsefe ve Bilim, Teknoloji ve Toplum bölümlerinde konuk öğretim üyesi olarak ve Almanya’da Bremen Üniversitesi’nde Illich’in fikirleri çevresinde bir araya gelen “Oranlılık Üzerine Araştırmalar Döngüsü” adlı bir grupla birlikte çalıştı. Son yıllarda Oakland’da yaşıyordu ve çalışmalarını ‘oranlılık’ kavramı üzerine yoğunlaştırmıştı. Illich, en başta toplumsal cinsiyet üzerinden bölünmüş bir toplumsal yapıda oran duygusunun kaybolduğunu savunuyordu.
Illich’in sorguladıkları:
Ivan Illich ‘modern toplumu’ sorguluyordu. Türkçe’de de yayımlanan ‘?enlikli Toplum’ Illich’in düşüncelerini en genel olarak bir araya getirdiği kitabıdır. Illich bu kitabıyla birlikte özellikle ‘Okulsuz Toplum’, ‘Enerji ve Eşitlik’ ve ‘Medical Nemesis’ de eğitim, enerji tüketimi (özellikle hız ve motorlu taşıtlar) ve tıp kurumunu ‘radikal tekel’, ve ‘karşı üretkenlik’ kavramları çerçevesinde eleştirir. ‘Towards the History of Needs’ de kıtlık ekonomisini, daha doğrusu endüstriyel tüketim toplumunun hiçbir zaman herkes için karşılanabilir olamayacak ihtiyaçlar belirleyerek yarattığı kıtlık durumunu çözümler. Gender, erkek ve kadının modern toplum tarafından ortadan kaldırılan ‘birbirini tamamlaması’ üzerine bir kitaptır. Daha yeni kitaplarında (In the Vineyard of the Text vb.) anlamlar ve yazı üzerine eğilmiştir.

Illich’in endüstriyel toplumu kendi çizdiği ve en solunda canlı (posta sistemleri, bisiklet vb.), en sağında manipülatif ve endüstriyel (otoyollar, okullar, hastane vb.) kurumlar olan bir yelpaze ile eşleştirir. Modern toplum daha fazla kurumsallaşma ve uzmanlaşma üreterek insanları kendi kararlarını verme ve kendi yaşamları üzerinde söz sahibi olma hakkından yoksun bırakmaktadır. Ancak Illich’in belki de en özgün üretimi ‘karşı üretkenlik’ (counter-productivity) kavramıdır. Karşı üretkenlik başlangıçta yararlı olan bir uygulamanın olumsuz bir şekle dönmesi anlamında kullanılır. ‘Bir eşiğe ulaştığında kurumsallaşma karşı-üretkendir’ diye yazar. Örneğin yolculuk ile ilgili olarak kritik bir hızı aştıktan sonra hiç kimse bir başkasını yitirmeye zorlamadıkça zaman kazanamaz. Motorlu taşıtlar ulaşılabilir kıldıkları uzaklıkları toplumun çoğunluğu için aynı zamanda ulaşılamaz hale getirmişlerdir.
 
Sonuçta Illich manipulatif değil, canlı ve şenlikli kurumların yaratılmasını ve insanların insanlarla ve çevreleriyle otonom, yaratıcı ve özerk bir ilişki kurmaları gerektiğini savunur.

Illich nasıl anılacak?
Illich bir düşünür, tarihçi ve teolog olarak hiçbir zaman bir etiket altında tanımlanmamıştır. Ama ona en azından ‘radikal’ bir düşünür denebilir. Görüşleri, toplumu ve değerleri analiz biçimi her zaman şaşırtıcı, kışkırtıcı ve doğrudandır. Illich’in yazıları en azından modern batı uygarlığını daha iyi anlamakta yardımcı olacaktır denebilir. Ama daha iddialı olursak Illich’in başta çağdaş yeşil ve liberter düşünsel hareketler olmak üzere son 30 yılın radikal bir ton taşıyan bütün politik ve düşünsel hareketleri üzerinde derin etkiler bıraktığını söyleyebiliriz. Illich hiç bir şekilde kategorize edilemez, ama özellikle politik ekoloji üzerindeki çığır açıcı etkileri yeşil düşüncenin yelpazesini en radikal yöne doğru genişletmiştir. Çünkü Illich’in bazen açık, bazen örtük, ama her zaman olgulara ve tarihsel çözümlemelere dayalı ekolojizmi, mistifiye edilmiş, yada sistemle uzlaşmış bir yeşil politik düşünceye karşı en sağlam referans noktalarını sağlar. Güncel yeşil düşünce literatürü Illich’i zaman zaman görmezden de gelse, gelecekte yeşil düşünce üzerine yapılacak değerlendirmelerin Illich’in bu alandaki öncü ve belirleyici rolünü teslim etmeleri beklenebilir. Çünkü politik ekolojinin Ivan Illich’siz düşünülemeyeceği açıktır.

Kitapları:
Ivan Illich’in kitap ve yazıları hacimli bir koleksiyon oluşturur. Türkçeye çevirilen kitaplarını da parantez içinde anarak en önemli kitaplarını şöyle sıralayabiliriz:

The Celebration of Awareness, 1970;
Deschooling Society, 1971 (Okulsuz Toplum, Bilim ve Sanat Yayınları, 1985);
Tools for Convivality, 1973 (?enlikli Toplum, Ayrıntı Yayınları, 1989);
Energy and Equity, 1974 (Enerji ve Eşitlik, Pınar Yayınları, 1990);
Limits to medicine: medical nemesis -the expropriation of health, 1976 (Sağlığın Gaspı, Ayrıntı Yayınları, 1998);
After deschooling, What, 1976;
The Right to Useful Unemployment and its Professional Enemies, 1977;
Toward a History of Needs, 1978;
Shadow Work, 1981; Gender, 1982 (Gender, Ayraç Yayınları 1999);
H20 and the Waters of Forgetfulness, 1986 (H2O ve Unutuşun Suları, Afa Yayınları, 1990);
In the Mirror of the Past. Lectures and addresses [1978-1990], 1992; ve
In the Vineyard of the Text, 1993.

Illich’in ortak yazarı olduğu kitaplar arasında
Imprisoned in the global classroom 1976,
Disabling Professions 1977,
Multilingualism and mother-tongue education, 1981;
ABC: The alphabetization of the Popular Mind 1988 ve
Blasphemy: A radical critique of our technological culture sayılabilir.

Ayrıca Ivan Illich’in ‘Towards the History of Needs’ kitabından bazı bölümler Türkçe’de ‘Tüketim Toplumu’ adıyla Pınar yayınları arasında yayımlanmıştır. Pınar yayınları tarafından 1997 yılında basılan ‘Profesyonellerin İktidarı’ kitabında da Illich’in bir yazısı vardır. Illich’in eserleri 25’ten fazla dile çevrildi.


***

Yeşil Gazete'nin ikinci sayısından alınmıştır...

Referans: http://www.geocities.com/umitsa2001/illich_biyografi.htm (Erişim: 25 Ağustos 2007).

 
< Önceki   Sonraki >