Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Desteklediklerimiz

Umut Çocukları Derneği

 

Genç Sen
Anasayfa arrow AE Uygulamaları arrow Reggio Emilia Okulu arrow "Eğitimde Yeni Bir Yaklaşım : Reggio Emilia Yaklaşımı" - Özden Yayla
"Eğitimde Yeni Bir Yaklaşım : Reggio Emilia Yaklaşımı" - Özden Yayla PDF Yazdır E-posta

“Niente senza gioia!” Loris Malaguzzi

(“Nothing without Joy!” “Neşesiz hiçbirşey olmaz!”)
Loris Malaguzzi


“Reggio  Emilia  okullarında,  çocukların  bedensel,  zihinsel  ve  ruhsal yönden

büyük önem verilerek ve saygı ile yetısirilir. Aynı zamanda çocuklar,

eğlence, keyif, güzellik ve yoğun öğrenme ortamı bulurlar.”
Howard Gardner

 

Kasım 2004 tarihinde Reggio Emilia’da katıldığım  eğitim programı sayesinde, bu yaklaşımın çok yönlü kapsamı ve içinde barındırdığı etkili öğretim teknikleri ile oldukça farklı bir sistem olduğunu fark ettim.  Bu sistem ile yetişen çocukların,  özgüveni  gelişmiş,  yaratıcılık  düzeyleri  yüksek,  dayanışma  içinde hareket eden bireyler olduğunu bizzat izleme fırsatı buldum.
Reggio   Emilia,   İtalya’nın   kuzeyinde,   Emilia   Romagna bölgesinde, nüfusu  139200  civarında  bir  yerleşim  birimidir.  Bu  bölge,  İtalya’da  ve  tüm dünyada  eğitim  dalında  “Reggio  Emilia  Yaklaşımı”  ile  adını  duyurmuştur. Reggio  Emilia’nın  bir  başka  özelliği  ise,  düşük  işsizlik  ve  suç  oranı,  yüksek refah düzeyi ve   etkin yerel yönetimlere sahip olmasıdır. (Bohlen,95) Yapılmış olan bir araştırmaya göre,   (Putnam, 93)   vatandaşlık bilinci ve yerel kurumlara güvenin  en  yüksek  olduğu  bölgedir.  Belediye’nin  gelirinin  %10’u Reggio Emilia okullarına ayırmaktadır.
Reggio Okulları, II.Dünya Savaşı yıkıntılarında  ailelerin kendi okullarını inşa etmeye başlaması ile oluşmuştur. Felsefenin kurucusu olan psikolog Loris Malaguzzi   belediye ve ailelerin yaptığı okullarda, geleneksel yapıları yıkan bir sistem   oluşturmaya   başlamıştır.   1950’lerde   doğum   oranının   yükselmesi   ve güneyden gelen  göçler sayesinde ,  küçük çocuklar için okul ihtiyacı artmıştır. Bu  sistem  bir  takım  faktörlerin  bir  araya  gelmesi  ile  zaman  içinde oluşmuştur. Öncelikle   aileler   tarafından   kurulmuş,   sonra   yerel   yönetim vasıtasıyla  kasabalar  da  işin  içine  girmiştir.  Faşist  yönetimin  sona  ermesiyle oluşan serbest düşünce ve araştırma ortamı, kadınların kazandıkları  haklara ve yeni  sistemlere  yer  açmış,  böylelikle  Reggio  Emilia  okulları  hızla  yayılmayabaşlamıştır. 

Ailelerin işlettiği okullar 1967’de Reggio Emilia belediyesince yönetilmeye başlanmış, 1996 yılında, Eğitim Bakanlığı Reggio Emilia Belediyesi ile, öğretmen eğitimi için anlaşma imzalamıştır. Reggio  Emilia yaklaşım  sisteminin  genel  özellikleri  olarak,  en  belirgin noktalar şunlardır: Çocuk merkezli olması, aile ve öğretmen katılımlı olması, 4 ay-3 yaş (infant toddler) ve 3-6 yaş okulları olarak  iki farklı yaş gruplarına hitap eden okullar olmasıdır.
Bu yaklaşım ile sistemlerini oluşturan okullarda özellikle aile katılımının etkisi çok büyüktür. Bunun sebebi olarak, okullardaki deneyimlerin çok özel ve kaliteli olması ve bu tutumun ailelerin katılımını teşvik etmesi gösterilmektedir. Günümüzde  okullarda aileler ile yapılan çalışmalarda, ebeveynin okul aktivitelerine  olan katılımı,  sadece  kendi  çocuğunun  çerçevesi  içinde  kalır. Oysa  ki  Reggio  Emilia  okullarında  yapılan  aktiviteler  ve  proje  çalışmalarında aileler  müthiş  bir  heyecan  ve  istek  içinde,  sadece  kendi  çocuklarının  gelişimi için  değil,  tüm  okulun  gelişimi  için  destekleyici  ve  sürekli  bir  katılım  içinde olurlar. Ailelerin  bu  sadık  ve  yüksek  katılımı,  öğretmenlerin  de  kendilerini geliştirmesi  ve  öğrenme  süreçlerini  hızlandırması  için  etkileyici  bir  faktör oluşturur. Böylelikle Reggio Okullarında  olumlu ve hızlı bir öğrenme  döngüsü oluşur.
Reggio  Emilia  okullarında  çalışan  öğretmenlerin  profiline  bakıldığında ise, öncelikle öğretmenlerin Reggio Emilia  felsefesi adı altında, ciddi bir eğitim gördükleri  göze  çarpmaktadır.  Özellikle  bu  felsefeyi  çok  iyi  benimsemiş  ve içselleştirmiş  kişiler  olmaları  beklenmektedir.  Öğretmenler,  sadece  çocukları eğiten   bireyler   değil,   çocuklarla   karşılıklı   öğrenme   sürecini   yaşayan,  asla yargılamayan, sadece yansıtan bireyler  olarak  eğitim sürecine katkıda bulunmaktadırlar. Bu yaklaşımın  en  önemli  noktası ise, eğitmenlerin çocukların öğrenme sürecini dökümantasyon yöntemi ile ortaya çıkaran  bireyler olmalarıdır.

Sistemin  temel  özellikleri  olarak  ilk  göze  çarpan  “işbirliğine”  dayalı  bir öğrenme sistemi olmasıdır.  Özellikle işbirliği nosyonu  vurgulanarak, sosyal bir yapı   içinde,   “diyalog   ile   öğrenme”   kavramı   vurgulanmaktadır.   “İşbirliği” kavramı   Reggio   Emilia   yaklaşımının önemli   mihenk   taşlarından   biridir. Çocuklara ve ayrıca tüm büyüklere, çalışanlara verilmek istenen  unsur, “birlikte hareket etmeyi öğrenebilme”dir.  Böylelikle, çocuklar, katılımcılık ve demokrasi kavramları içinde eğitimlerini sürdürmüş olurlar.
Öğrenme, tek yönlü bilgi aktarımı şeklinde değil, çocukların kendiliklerinden oluşturdukları  fikirlerin “proje” adı altında eğitmenler tarafından  çerçevelendirilmiş zaman  dilimlerinde  ve  karşılıklı  etkileşimlerle gelişmesi  şeklinde  oluşur. Bu  sürece,  öğretmen,  atölye  sorumlusu,  anne  ve babalar dahil olurlar.
Çocuklara  verilmek  istenen  bilgiyi didaktik  bir  şekilde  kazandırmak yerine, o bilgiyi proje sürecinde, çocuğun   bir araç olarak kullanması beklenir. Dolayısı  ile  de,  çocuklar yaşarken  öğrenme  metodunu  tecrübe  edinirler. Örneğin,   resim   dersinde,   konu  odaklı resim yapmak yerine, bir proje dahilinde, fikrini  arkadaşlarına  anlatmak  için,  kendini  ifade  etmek  için  resim yapabilmek  önemlidir. Bu    noktada “resim yapmak” bir dil olarak kullanılmaktadır.
Reggio   Emilia akımının   en   önemli   özelliklerinden   bir   diğeri   de, “dokumantasyon”   kavramıdır. Dökümantasyon kavramı ile anlatılmak istenen, öğretmenlerin  gözlem  yapmak,  not  almak  ve  video  kamera  gibi  yöntemlerle çocukların iç dünyasını yakından tanımaya çalışmasıdır.  Buradaki amaç, tek tek çocukların gelişiminin kayıt edilmesi değil, çocukların düşüncelerini ve öğrenme süreçlerini anlamak  ve sorgulamaktır. Bu kavram, Amerikan okullarında kullanılan portfolio sisteminden farklı bir kavram olarak  karşımıza çıkmaktadır. Portfolio   çalışmalarında,   çocuğun   yaptığı   resim   ve   artistik yaratımlar, kronolojik bir şekilde muhafaza edilir ve her çocuğun gelişim çizgisi tespit edilmiş olur. Ancak, Reggio Emilia okullarında,   dökümantasyon sistemi sayesinde,  tek bir çocuğa değil, tüm çocuklara odaklanılır.   Tek çocuk ile ilgili bir  kayıt  yapılması  halinde  bile,  amaç,  çocuğun  etkileşim  içindeki  gelişimini kaydetmektir. Ayrıca, dokumantasyon okul ruhunu yansıtır.

Eğitimciler  tarafından dikkat edilen başka bir  önemli nokta  ise “dinlemek” kavramıdır.  İngilizce “infant” kelimesi, “not-speaking”  yani “konuşamayan”  anlamına  geldiği  için  yetişkinler  de  adeta  dinlememe  hakkını elde  etmiş  olmaktadır. Ancak,  çocukların  ima  ettikleri  anlamları  anlayacak, duyacak şekilde dinleyebilmek çok önemlidir. Özellikle Reggio Emilia yaklaşımında “dinlemek” konusu, Reggio’lu ressam Bruno Minori’ye konu olmuştur. Kendisi, “ Okullara gitmeden önce, kulaklarınızı yıkayın.”demiştir.
Reggio  Okullarında “atölye”  kavramı  ise, yapılan  projelerin  ve  sürecin çok önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Atölye öğretmenleri, grup çalışmalarının içinde yer almaktadır. Atölye  çalışmaları, yüzyıl başında Amerika’da, pedagojik bir uygulama olarak ortaya  çıkmıştır. Ancak Reggio Emilia yaklaşımında en üst düzeyde uygulanan bir kavram  olarak ortaya çıkmaktadır.
Sonuç   olarak;   Reggio   Emilia   yaklaşımı,   işbirliğine   dayalı   felsefesi, kullandığı  farklı  teknikler  ve  yaratıcılığa  verdiği  önem  ile  dikkati  çeken  bir eğitim  felsefesidir.  Bu  felsefe  ile  yetişen  çocuklar  bilişsel,  sosyal  ve  duygusal gelişimlerini etkin bir şekilde tamamlamaktadırlar.

KAYNAKÇA
1.  Project Zero, Harvard University Press , 2001
2.  The Hundred Languages of Children, New York Public Press, 1998
3.  Reggio Emilia Study Group notları, Kasım, 2004

 
< Önceki   Sonraki >