Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Desteklediklerimiz

Umut Çocukları Derneği

 

Genç Sen
Anasayfa arrow AE Uygulamaları arrow Eleştirel Pedagoji arrow "Ezilenlerin Pedagojisi" - Celal Besiktepe
"Ezilenlerin Pedagojisi" - Celal Besiktepe PDF Yazdır E-posta

 

 Adý/Name

Ezilenlerin Pedagojisi

 Yazar/Writer

Celal Besiktepe

 Sayfa/Pages2
 Kaynak http://www.ozgurpolitika.org/2004/08/08/hab54b.html
 Ýndir/Download

Ezilenlerin Pedagojisi

 

"Turkiye Nufus ve Saglik Arastirmasi"na gore kadinlarin azimsanmayacak bir bolumu olan yuzde 21.8'i hic okula gitmemis veya ilkokul egitimini tamamlayamamis. Hacettepe Nufus Etutleri Enstitusu'nce nufus yapisi, yas, saglik hizmetlerinin kullanimi, kadin ve cocuk sagligi duzeyi, bebek olumlulugu gibi bazi saglik gostergelerine iliskin bes yilda bir hazirlanan "Turkiye Nufus ve Saglik Arastirmasi"nin 2003 yili on raporuna gore, kadinlarin cogunlugunu olusturan yuzde 53.7'si bes yillik ilkokul egitimi alirken, yuzde 7.4'u ortaokulu bitirememis ve sadece yuzde 17'si lise ile universiteyi bitirmis.


Arastirmaya gore, Turkiye nufusunun yuzde 68.2'si kentlerde, yuzde 31.8'i kirsal yerlesim yerlerinde yasiyor. Turkiye'nin bati bolgesi yuzde 38 ile nufusu en cok, kuzey bolgesi ise yuzde 7 ile en az nufus barindiran yerler olurken, Turkiye nufusunun yuzde 17'si Istanbul, yuzde 10'u da GAP bolgesinde yasiyor.

 

Erkeklerin durumlarinin da pek ic acici olmadigi Turkiye'de, yapilan arastirmada elde edilen veriler, ezilen siniflar icinde buyuk bir cogunlugu kadinlarin ozellikle egitim sorunlarini goz onune seriyor. Ekonomik, sosyal ve siyasal yasamdan dislandigi icin daha da yoksullasan ezilenlerin sessizligi, kurbani olduklari ekonomik, sosyal ve siyasi egemenligin olusturdugu ortamin dogrudan urunudur.

Egitimcilerin ve siyasetcilerin dillerinin, insanlarin somut durumuyla iliskisiz oldugu, dolayisiyla soyledikleri yabancilasmis ve yabancilastirici nutuklardan ibaret olan Turkiye'de, insanlarin gercekleri bilmelerini imkansiz kilacak bir durumda "gomulmus" halde tutulmalidir. Turkiye'deki egitim sistemi, bir butun olarak mevcut sessizlik kulturunun surdurulmesinin baslica araclarindan biridir.


Insanin ontolojik yetisi, kendi dunyasi uzerinde eylemde bulunan ve bu dunyayi donusturen bir ozne olmak ve bunu yaparken bireysel ve kolektif olarak daha zengin bir hayata giden yepyeni olanaklara dogru hareket etmektedir. Dunya, duragan ve kapali bir duzen, insanin kabul etmek zorunda oldugu, kendini uydurmak zorunda oldugu verili bir gerceklik olmaktan cok, cozulmesi gereken bir problemdir; insanin tarihi yaratirken kullandigi malzemedir. Insanlasma; adaletsizlik, somuru, baski ve ezenlerin siddetiyle engellenir; ezilenlerin ozgurluk ve adalet ozlemiyle, kaybettikleri insanligi yeniden kazanma mucadelesiyle elde edilebilir.Ê


Insanlar ne kadar cahil ve sessizlik kulturune gomulu olursa olsun, her insanin digerleriyle diyalog icinde yuzleserek dunyasina elestirel bakma yetenegi vardir. Boylesi bir yuzlesme icin uygun araclar saglandiginda insan kendi kisisel ve sosyal gercekligini de, bu gercekligin celiskilerini de kademe kademe algilayabilir ve elestirel bicimde ele alabilir. Bu olurken, soz yeni bir guc kazanir. Okuma yazma bilmeyen bir insan boylesi bir egitim deneyine katilirken kendi hakkinda yeni bir bilince kavusur ve yeni bir umutla canlanir.


Brezilya'da orta siniftan bir ailenin cocugu olarak 1921'de dogan Paulo Freire, hayatini ezilenlerin egitimine, ozelikle de okuma yazma bilmeyen yetiskinlerin egitimine adamis bir egitimci. 1947'de halki ozgurlestirmeyi amaclayan bir okuma yazma yontemi onerdi. En unlu eseri olan "Ezilenlerin Pedagojisi"nde sadece belli egitim merkezlerinde uygulanacak alternatif bir pedagoji degil, amaclari kadar kullandigi araclar da ozgurlukcu olan bir ozgurlesme siyaseti oneriyor.

Bu yontem, okuma yazma ogrenenlerin gunluk yasamindan dogrudan esinlenmis bir gereci ve bunu konu alan metinleri kullanarak onlarin gercek anlamda siyasal olarak bilinclendirmeye dayaniyordu.


"Ezilenlerin Pedagolojisi sadece dusunce ve incelemeyle ortaya cikmadi; bu kitap somut durumlara dayanir, (koylu veya kentli) emekcilerin ve egitim calismasi sirasinda dogrudan veya dolayli gozledigim orta siniflarinin tepkilerini tanimlar" diyor Paulo Freire.


Ona gore kendini ne kadar devrimci sanarsa sansin, ezilenlere "nesne" muamelesi yapmayi surdurerek otoriter iliskileri yeniden ureten hicbir pratik ozgurlestirici olamaz. Ozgurlesme, ezilenlere armagan edilecek bir sey degildir, onlarin ozgurlesme mucadelesine ozne olarak katilimlarinin urunudur. Bu yuzden de egitimin icerigi ezilenlerle diyalog kurularak belirlenmelidir. Diyalogun on sarti ise insanlara inanmaktir, sevmeyi becerebilmektir.


Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

 
< Önceki   Sonraki >